İSLAM'DA NİFAK VE RİYA YOKTUR
Yüce dinimizin emirlerinde insanlar için birçok yarar, yasakladığı şeylerde de birtakım zararlar vardır. İşte o yasaklardan iki kötü huy: Nifak ve Riya….
Nifak, dinimizde daha çok ikiyüzlülük diye bilinen, gerek Allah, gerekse insanlar tarafından iyi görülmeyen kötü bir huydur. Dini bir terim olarak nifak: inanmadığı halde inanmış gibi görünmek, İslam esaslarını kabul etmemesine rağmen müslümanmış gibi davranmak anlamına gelir. Nifak hastalığına yakalanan kimseye de münafık denir.
İslam’da inanç yönüyle insanlar üçe ayrılırlar: Müminler, Kafirler ve Münafıklar…. Allah katında en değerli olanlar müminler, en değersiz olanlar da münafıklardır. Bunlar kâfirlerden de kötüdürler. Nitekim bu konuda Cenab-ı Hak şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz ki münafıklar, cehennemin en aşağı tabakasındadırlar. Asla onları azaptan kurtaracak bir yardımcı bulamazsın.” (1)
Şurası bir gerçektir ki tarih boyunca toplumlar en çok kötülüğü münafıklardan görmüşlerdir. Bunların insanlar arasında bozgunculuk çıkarmaktan, fitne ve fesatçılık yapmaktan başka işleri yoktur. İki kişinin arasını açmak, onları birbirine düşürmek için çareler arar, hilelere başvururlar. Bu işi de büyük bir zevkle yaparlar. Bunların sözlerine inanılmaz, kendilerine güvenilmez, hiçbir şey emanet edilmez, çünkü emanete ihanet ederler. Dün böyle olmuşlardır. Bugün de böyledirler. Yarın da böyle olacaklardır. Asr-ı saadette Müslümanların arasına girmişler, kılcal damarlarına varıncaya kadar ihlâslı ve samimi olan Sahabe-i kirama: “Biz de sizin gibi inandık…” (2) diyerek onlar arasında Müslüman gibi görünmüşlerdir. Hâlbuki inanmamışlardı. Müslümanları kandırmak için böyle davranmışlar; Müslümanlar arasında bozgunculuk çıkarmışlardır. Bedir savaşına bunlarda katılmış, fakat sudan bahaneler uydurarak geri dönmüşler, samimi müminleri de harpten caydırmaya çalışmışlar, ama muvaffak olamamışlardır.
Sevgili Peygamberimiz münafıkları bize şöyle tanıtmışlardır: “Münafıkın alameti üçtür; konuştuğunda yalan söyler, söz verirse sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edilince hıyanet eder.” (3) Cenab-ı Hak da münafıklardan şöyle bahseder; “Bir kısım insanlar vardır ki, Allah ve ahret gününe inandık derler. Halbuki hiçte inanmamışlardır. Onlar Allah’ı ve Allah’a inananları kandırdıklarını sanırlar. Ama yalnız kendilerini aldatırlar. Ama bunu anlayamazlar.” (4)
Münafığın işleri bozgunculuktur. Cemiyeti bozmak, insanlar arasındaki birlik ve beraberliği ifsat etmek, birbirine düşürmek gibi hoş olmayan fiil ve hareketlerden zevk duyarlar. Kendileri bu hususlarda uyarıldıklarında da asla kusurlarını kabule yanaşmazlar. Bunu yüce Rabbimiz şöyle dile getirir: “Onlara (münafıklara) yeryüzünde bozgunculuk etmeyin denilse: “biz bozguncu değiliz” derler. Gerçekte asıl bozguncu olan onlardır. Ama farkında değildirler.” (5)
Aklen ve mantıken düşünüldüğünde bu huyun iyi bir şey olmadığı meydandadır. Çünkü dinimiz iyiliği emrederken, onlar kötülük yapıyorlar; birliği, dirliği emrederken tefrika çıkarıyorlar; insanların arasını ıslah etmeyi emrederken toplumda fitne ve fesatla meşgul oluyorlar.
Yüce kitabımıza baktığımızda münafıklardan defalarca söz edildiğini görürüz. Hatta bunlar hakkında özel bir surenin olduğunu müşahede ederiz. “Münafikun” adı verilen bu sure de nifakın ve münafıklığın ne kötü bir huy olduğunu idrak ederiz.
Münafıkların bir diğer yönleri de riyakârlık; yani gösteriştir. İnsanlara kendilerini beğendirmek için ibadet bile ederler. Riyakârca davranmaktan çekinmezler. Riya, insanlara iyi görünmek için yapılan bir takım yapmacık davranışlardır. Dinimiz bunu da yasaklamıştır. Gösteriş için ibadet edene riyakâr veya mürai denir. Riyakârın gerek Hak, gerekse halkın yanında hiçbir yeri yoktur. Yaptıkları ibadetten sevap alamadıkları gibi, riya ile yapılan ibadet kendileri için fayda yerine zarar vermektedir. Nitekim Peygamberimiz: “Sizin için en çok korktuğum küçük şirktir.” Buyurunca Ashab-ı kiram: “Ya Rasulallah küçük şirk nedir? diye sordular. Allah Rasulü : “Riyadır.” Çünkü Allah kullarına ibadetlerinin sevabını verdiği zaman onlara (riyakârlara): “dünyada kendilerine riyakarlık yaptıklarınızın yanına gidiniz. Bakınız onların yanında bir mükâfat bulabilecek misiniz? diyecektir.” Buyurdular. (6)
Sözün özü: nifak ve riya Allah’ın yasakladığı, maddeten ve manen insanlara bilhassa inananlara birçok zararı dokunan iki kötü huydur. İslam’da nifak ve riya yoktur. İslam samimi olmayı, gösterişten uzak kalmayı emreder. Riyayı, nifakı da şiddetle yasaklar.
17.08.2010
M. Hakkı ÖZER
Ankara Müftüsü
1- Nisa Suresi : 145
2- Bakara Suresi : 14
3- Tac C: 5 S : 44
4- Bakara Suresi : 8
5- Bakara Suresi : 11
6- Tirmizi (İhya Terc. C: 7. S: 434)
Bu haber 913 kere okunmuştur.
Daha Önce Yayınlananlar
YA MUHAMMED (S.A.V.) DOĞ KALBİMİZE!..
KUR’AN
HER ŞEY ALLAH’I ANMAKTADIR
YENİ BİR ZAMAN DİLİMİNE MERHABA
BİR YIL DAHA GERİDE KALDI
HİCRET, ON MUHARREM VE KARDEŞLİK
TEVHİT MÜCADELESİ VE HİCRET
ŞEHİTLER YURDU VATANIMIZ
KURBANLA YAKINLAŞALIM ALLAH’A
DEPREMİN ARDINDAN
ŞEHİT KİMDİR, ŞEHİTLİK NEDİR?
MODEL İNSAN DİN GÖREVLİSİ
HACI ADAYLARINA
RAHMET ELİ OLABİLMEK
BAYRAMLARIN SOSYAL HAYATIMIZDAKİ YERİ VE ÖNEMİ
RAMAZAN ATMOSFERİ - 7
RAMAZAN ATMOSFERİ -6
RAMAZAN ATMOSFERİ - 5
RAMAZAN ATMOSFERİ - 4
FİTREMİZ SOMALİ’LERE, İFTARIMIZ SOMALİ’LERLE
RAMAZAN ATMOSFERİ - 3
RAMAZAN ATMOSFERİ -2
RAMAZAN ATMOSFERİ - 1
KOMŞUMUZ CAN DOSTUMUZ
BERAT VE BAĞIŞLANMA
YAKARIŞ
MİRAÇ VE GETİRDİKLERİ – 2
MİRAÇ VE GETİRDİKLERİ - 1
BEYİTLER
İLAHİ ÇAĞRI – 3
ÜÇ AYLAR VE REGÂİB KANDİLİ
RAHMET İKLİMİ GELİYOR
İNSANI İNSAN, HATTA SULTAN YAPAN İLİM
İLAHİ ÇAĞRI - 2
İKİ MUAZZAM VARLIK ANA- BABA
RAVZA-İ MUTAHHARA’DA
KUTLU NEBİ – KUTLU DOĞUM
MUHTEŞEM ÖRNEK, ÂLEMLERE RAHMET, HZ. MUHAMMED (SAV)
2010 KUTLU DOĞUM HAFTASI AÇIŞ KONUŞMASI
İLAHİ ÇAĞRI - 1
DİN GÖREVLİLERİNE İTHAF
BİR YILI UĞURLARKEN…
KUTSAL TOPRAKLARA KUTLU YOLCULUK
CAMİLER
CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI MÜNASEBETİYLE
KUR'AN AYI RAMAZAN'I UĞURLARKEN…….
BAYRAMLAR
KADİR GECESİ
SON İLAHİ KİTAP
ZEKÂT'IN TOPLUM HAYATIMIZDAKİ YERİ VE ÖNEMİ
İSLAM'DA NİFAK VE RİYA YOKTUR
RAMAZAN AYI ÖNEMLİ BİR FIRSATTIR
İSLAM PAYLAŞMAYI EMREDER
BİD'AT VE HURAFELERİN İSLAM'DA YERİ YOKTUR
KİBİRLENMENİN BİREYSEL VE TOPLUMSAL ZARARLARI
ANNELER GÜNÜNE
|