2012 YILI DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI ORGANİZASYONUYLA UMREYE GİDECEK VATANDAŞLARIMIZIN UMRE KAYITLARI DEVAM EDİYOR
 
ANASAYFA AİLE BÜROSU HUTBELER VAAZ PROGRAMLARI MÜFTÜNÜN KALEMİNDEN SÖYLEŞİ İÇİMİZDEN BİRİ
Ankara Müftülüğü Doğramacızade Ali Sami Paşa Camii Maltepe Camii Türk Konut Merkez Camii Başyazıcıoğlu Camii Hasan Tanık Camii Kocatepe Camii

YA MUHAMMED (S.A.V.) DOĞ KALBİMİZE!..

KUR’AN

HER ŞEY ALLAH’I ANMAKTADIR

YENİ BİR ZAMAN DİLİMİNE MERHABA

BİR YIL DAHA GERİDE KALDI

HİCRET, ON MUHARREM VE KARDEŞLİK

TEVHİT MÜCADELESİ VE HİCRET

ŞEHİTLER YURDU VATANIMIZ

KURBANLA YAKINLAŞALIM ALLAH’A

DEPREMİN ARDINDAN

HİZMETLERİMİZ
MÜNHAL KADROLAR BASINDA BİZ İLETİŞİM HABER ARŞİVİ

İLETİŞİM BİLGİLERİ
Tel
: 0 312-417 01 64
Fax
: 0 312-417 08 61
Kültür Mah.Olgunlar Sk.No:29/A
06640 Yenişehir ÇANKAYA/ANKARA
info@ankaramuftulugu.gov.tr
 
KİBİRLENMENİN BİREYSEL VE TOPLUMSAL ZARARLARI

KİBİRLENMENİN BİREYSEL VE TOPLUMSAL ZARARLARI


İslam dini güzel ahlaka önem vermiş ve Peygamberimiz (s.a.v) de: “Ben ahlaki güzellikleri tamamlamak üzere gönderildim.” (İbn Nanbel, Müsned,II,381) buyurmuştur. Hz. Peygamberin (s.a.v) ahlakının da en güzel ahlak olduğunu Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde “ Sen elbette yüce bir ahlak sahibisin”(Kalem/4) buyurarak ifade etmiştir. Ahlaki güzellikler insanı yüceltir. Meleklerden bile üstün hale getirir. Kötü ahlak da insanı küçültür ve şeytandan bile daha kötü duruma düşürür.


Tevazu (alçak gönüllülük), ihlâs, samimiyet, kanaatkârlık, sabırlı olmak, adalet, nimetlere şükür gibi huylar güzel ahlaktır. Buna mukabil kibirlilik, yalancılık, küfür, dedikoduculuk, su-izan, laf getirip laf götürmek, riyakârlık, nifak gibi huylar da kötü ahlak olarak tanımlanmaktadır.


Mümin güzel ahlakla bezenmeli; zira insanı küçülten, insanlar arasında sevimsiz hale getiren kötü huylardır. Bu kötü huylardan birisi kibirdir. Kibir; büyüklenme, insanlara tepeden bakma, başkalarını hor ve hakir görme hastalığıdır. Allah (cc) kibir hastalığından sakınmamız için muhtelif ayetlerde bizleri uyarmıştır. Kur’an-ı Kerim’de kibirlenenlerin nasıl helak oldukları bildirilerek bunlardan ibret almamız istenmiştir.


Başta şeytan olmak üzere, Karun, Firavun, Nemrut, gibi kibrine mağlup olanların durumlarını anlatarak bizi tevazua davet etmiştir.


Hz. Peygamber (s.a.v) “ Tevazu sahibini, Allah yüceltir, kibir sahibini de alçaltır” (Taberani Mucemül Kebir 8751) buyurmuştur.

Kibrin zıddı tevazudur. Tevazu ise güzel ahlaktır. Peygamberimiz (s.a.v) bunun en güzel örneğidir. Çocuklarla çocuk, büyüklerle büyük olmuştur. Kibir insanı yalnızlığa sevkeder. İnsan ne kadar kendini büyük görürse görsün neticede Allah’tan büyük olamaz. Ne kadar kendini güçlü hissederse etsin Allah’tan güçlü olamaz. Bu nedenle kendini güçlü kuvvetli gören nice sultanlar, nice hakanlar, nice krallar Allah’ın gücü karşısında savunmasız kalmışlar, hatta yok olup gitmişlerdir.


Nemrut, kendini yücelerde görmüş, ilahlık iddiasında bulunmuş, ama sonunda ordusuyla birlikte sivrisinek ordusuna mağlup olmuş ve helak olup gitmiştir.


Firavun, “ben sizin en büyük rabbinizim”(Naziat/24) diyerek büyüklenmiş, kabul etmeyenleri öldürmüş fakat sonunda suda boğulmaktan kendisini kurtaramamıştır.


Ebrehe, Kabeyi yıkmaya kalkmış, ancak kırlangıçlara mağlup olmuş helak olup gitmiştir.


Karun, mal varlığının hesabını bilmeyecek kadar zengin olmuş ve kendisini dev aynasında görmeye başlamış, ama Allahın gazabına uğrayarak hazinesiyle birlikte yerin dibine batıp gitmiştir.


Ebu Cehil, 14-15 yaşlarında iki çocuk tarafından komaya sokulmuş, cüssesi küçük, fakat iman noktasından abide bir şahsiyet olan Abdulah İbn. Mes’ud (R.A.) tarafından öldürülmüştür.


Yüce dinimiz, maddi durumları, sosyal konumları, etnik kökenleri ne olursa olsun bütün Müslümanların kardeş olduklarını ilan etmiş ve Müslümanların birbirlerine kardeşçe muamele etmelerini istemiştir. İnsanları birbirinden üstün kılan vasıfların iman ve takva olduğunu bildirmiştir. Nitekim Hucurat Suresi 13. Ayetinde “Allah katında en değerli olanınız O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır”, Lokman Suresinin 18. Ayetinde “Allah kendini beğenip övünen hiç kimseyi sevmez”, İsra suresinin 37. Ayetinde “Yeryüzünde böbürlenerek yürüme, çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara erişemezsin” buyurarak kibirlenmekten uzaklaşmayı emretmektedir.


Sevgili Peygamberimiz de : “Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan kimsenin cennete giremeyeceğini, kişinin kendisini büyük görüp halktan uzak kalmasıyla cabbarlar arasına katılacağını ve onların başına gelen musibetin kendisine ulaşacağını”(Müslim,İman147) haber vermiştir.
Büyüklük hissine kapılan, kibir hastalığına yakalanan kimseler toplum içinde sevilmeyen, saygı gösterilmeyen insanlardır. Kendilerine gösterilen saygı ve sevgi ise samimi olmayıp yapmacıktır. İmkânları elden gittiğinde yalnızlığa mahkûm olmaktadırlar.


Başlangıçta yaratılış maddesi aynı olan insanlar, mal, evlat, ilim, güç ve kuvvet, fiziki güzellikler gibi birtakım sebeplerden dolayı birbirlerine tepeden bakacak olurlarsa, toplumları refaha kavuşturacak olan, kardeşlik duygularından, dayanışma hasletlerinden, birlik ve beraberlik hislerinden mahrum kalacaklardır. Nitekim geçmişte yaşanan örnekler günümüzde de yaşanmaktadır.


Allah’a hamdolsun ki müslümanız, dinimiz, inancımız, Allahımız, Peygamberimiz, Kitabımız aynıdır. Sonumuz ise toprak olmaktır. Dünya nimetleri dünyada kalacaktır. Aslolan ebedi hayat olan ahiret hayatıdır. Gerçek mutluluk ahiretteki mutluluktur. O da bu dünyada kazanılmaktadır. Bu yüzden davranışlarımızı yeniden test edelim. Allah rızasına Hz. Peygamber’in sünnetine uygun olmayan huylarımız varsa terk edelim. Alçak gönüllü olalım. Zira tevazu insana çok şey kazandırır. Kibir ise birçok şey kaybettirir.


Öyleyse her şeyin sahibi Allah olduğunu bilelim. Verenin de alanın da o olduğunu akıldan çıkarmayalım. Bu dünyadaki imkânların hepsinin emanet olduğunu düşünelim. Güzellik mi? Bir sivilceyle kaybolacağını; zenginlik mi? Bir kıvılcım ile yok olup gideceğini, İlim mi? Birgün her şeyin unutulabileceğini, hâsılı bütün özellik ve güzelliklerin bir anda elden çıkabileceğini düşünelim. Dünyada iken ahireti kazanmayı hedef edinelim.


Zira bize yakışan makul, ölçülü, huzur veren bir kişiliğe sahip olmaktır. Kuşatıcı, kucaklayıcı bir ruha kavuşmaktır. İnsanları hor, hakir görmeden hepsiyle barışık olabilmektir. Böyle bir kişiliğe sahip olduğumuz takdirde, hem Allah’ın emirlerini yerine getirmiş, hem de toplumda saygın bir yapıya kavuşmuş oluruz.

23.07.2010
M. Hakkı ÖZER
Ankara Müftüsü


Bu haber 1374 kere okunmuştur.




Daha Önce Yayınlananlar


  • YA MUHAMMED (S.A.V.) DOĞ KALBİMİZE!..
  • KUR’AN
  • HER ŞEY ALLAH’I ANMAKTADIR
  • YENİ BİR ZAMAN DİLİMİNE MERHABA
  • BİR YIL DAHA GERİDE KALDI
  • HİCRET, ON MUHARREM VE KARDEŞLİK
  • TEVHİT MÜCADELESİ VE HİCRET
  • ŞEHİTLER YURDU VATANIMIZ
  • KURBANLA YAKINLAŞALIM ALLAH’A
  • DEPREMİN ARDINDAN
  • ŞEHİT KİMDİR, ŞEHİTLİK NEDİR?
  • MODEL İNSAN DİN GÖREVLİSİ
  • HACI ADAYLARINA
  • RAHMET ELİ OLABİLMEK
  • BAYRAMLARIN SOSYAL HAYATIMIZDAKİ YERİ VE ÖNEMİ
  • RAMAZAN ATMOSFERİ - 7
  • RAMAZAN ATMOSFERİ -6
  • RAMAZAN ATMOSFERİ - 5
  • RAMAZAN ATMOSFERİ - 4
  • FİTREMİZ SOMALİ’LERE, İFTARIMIZ SOMALİ’LERLE
  • RAMAZAN ATMOSFERİ - 3
  • RAMAZAN ATMOSFERİ -2
  • RAMAZAN ATMOSFERİ - 1
  • KOMŞUMUZ CAN DOSTUMUZ
  • BERAT VE BAĞIŞLANMA
  • YAKARIŞ
  • MİRAÇ VE GETİRDİKLERİ – 2
  • MİRAÇ VE GETİRDİKLERİ - 1
  • BEYİTLER
  • İLAHİ ÇAĞRI – 3
  • ÜÇ AYLAR VE REGÂİB KANDİLİ
  • RAHMET İKLİMİ GELİYOR
  • İNSANI İNSAN, HATTA SULTAN YAPAN İLİM
  • İLAHİ ÇAĞRI - 2
  • İKİ MUAZZAM VARLIK ANA- BABA
  • RAVZA-İ MUTAHHARA’DA
  • KUTLU NEBİ – KUTLU DOĞUM
  • MUHTEŞEM ÖRNEK, ÂLEMLERE RAHMET, HZ. MUHAMMED (SAV)
  • 2010 KUTLU DOĞUM HAFTASI AÇIŞ KONUŞMASI
  • İLAHİ ÇAĞRI - 1
  • DİN GÖREVLİLERİNE İTHAF
  • BİR YILI UĞURLARKEN…
  • KUTSAL TOPRAKLARA KUTLU YOLCULUK
  • CAMİLER
  • CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI MÜNASEBETİYLE
  • KUR'AN AYI RAMAZAN'I UĞURLARKEN…….
  • BAYRAMLAR
  • KADİR GECESİ
  • SON İLAHİ KİTAP
  • ZEKÂT'IN TOPLUM HAYATIMIZDAKİ YERİ VE ÖNEMİ
  • İSLAM'DA NİFAK VE RİYA YOKTUR
  • RAMAZAN AYI ÖNEMLİ BİR FIRSATTIR
  • İSLAM PAYLAŞMAYI EMREDER
  • BİD'AT VE HURAFELERİN İSLAM'DA YERİ YOKTUR
  • KİBİRLENMENİN BİREYSEL VE TOPLUMSAL ZARARLARI
  • ANNELER GÜNÜNE
  • Diyanet Aylyk Dergi
    Diyanet Çocuk Dergisi
    Diyanet Avrupa Dergisi
    Diyanet Ylmi Dergi
    DUYURULAR

    03 Şubat 2012 Cuma Günü Mevlit Kandili Münasebetiyle Akşam Namazını Mütaakiben Kocatepe Camii'nde Ankara Müftülüğü Mevlid Programı Düzenledi.

    2012 Yılında Umreye Gidecek Vatandaşlarımızın Aşı Yaptıracakları Aşı İstasyon Adresleri ve Seminer Programı Belli Oldu...

    2012 Yılı Diyanet İşleri Başkanlığı Organizasyonu Umre Broşürü ve Müracaat Klavuzu Belli Oldu....

    2012 Yılı Kutlu Doğum Haftası "41 ve 121 Hadis Ezbere Okuma Yarışması"ında Okunacak Hadisler

    BİLGİLENDİRME
    WEBMAİL SERVİSİ BİLGİ EDİNME HİZMET STANDARTLARI

    BİR AYET BİR HADİS

    SAYAÇ
    Bugün : 888
    Dün : 794
    Toplam : 54609
     
     
    Web Tasarım : HITAJANS INTERACTIVE