KUBBEDE HOŞ BİR SADA BIRAKABİLECEK MİYİZ?
“Ne kendi etti rahat, ne aleme verdi huzur,
Yıkıldı gitti cihandan, dayansın ehl-i kubur.”
Diyen şair ne güzel söylemiş…
İnsan dünyada hem kendisine, hem de çevresine huzur vermedikçe mutluluğu yakalayamaz.
Dünyada huzursuzdur. Ahirette ise durumu Allah’ın takdirine kalmıştır.
Öyle insanlar vardır ki huzurlu bir ortamdan huzursuz olurlar, mutlu bir hayattan mutsuzluk duyarlar...
İnsanlarla olan iyi ilişkiler, rahatsız eder onları…
Bu yüzden elinden, dilinden insanlar rahatsız olur, bundan mutlu olurlar onlar.
Çevrelerine verdikleri sıkıntıdan huzur duyarlar…
Öyle insanlar da vardır ki karıncayı incitmek rahatsız eder onları…
Kalp kırmak, gönül yıkmak uykularını kaçırır onların…
İncinme pahasına da olsa incitmezler…
Üzülürler ama kimseyi üzmezler…
Kırılırlar ama kimseyi kırmazlar…
Her yönüyle mükemmel insandır onlar…
İyi bir müslümandır onlar…
Çünkü Kutlu Nebi’nin tarif ettiği mü’mindir onlar…
Ne buyurur Nebiler Nebisi? “Müslüman elinden ve dilinden insanların emin olduğu kimsedir.” (1) bu tarife göre hayatlarını tanzim etmiştir onlar…
Dünyada esenlik içinde yaşarlar…
Ahirette ise, Cennet-i Firdevs’te Nebilerle, Sıddıklarla, Salihlerle beraber olacaklardır onlar…
“Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır.” (2)
Allah’ın şu ilahi hükmüne göre davranışlarını programlayanlardır onlar…
“Onlar, ne ticaret ne de alış-verişin kendilerini Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar.” (3)
Onları ibadetten, taattan, iyi bir kulluktan, insanlarla iyi ilişki içinde olmaktan zevk alırlar. Bu güzelliklerden de onları kimse alıkoyamaz…
Bu fıtrattır, güzel bir ahlaktır. Peygamberlerin ahlaki özellikleri, Rasüller Rasülünün güzel huylarıdır…
O’nun ümmetlerine de bu güzellikler yakışır.
Herkesin dünyada kalacağı günler sayılıdır. Sayısı da Allah’ca malumdur. Sona gelindiğinde ileriye almak, geriye çekmek mümkün değildir. Azrail bize randevu vermiyor. Aniden kapımızı çalabiliyor. Genç-yaşlı, küçük-büyük demiyor. Görevini ifa etmekten asla kusur etmiyor…
Ne zaman gelecek?...
Ne zaman kapımızı çalacak?...
Ruhumuzu nerede, ne şekilde alacak?...
Evimizde mi, hastanede mi, yolda mı, kazada mı?..
Yanarak mı, boğularak mı?...
Bu soruların hiçbirisini cevaplandırma imkanımız var mı?... Elbette hayır…
Zira Cenab-ı Hak:
- “Kıyametin ne zaman kopacağını,
- Yağmurun indirilişini,
- Rahimde olanın maddi-manevi durumunu,
- Yarın ne kazanacağımızı,
- Ne zaman, nerede, nasıl öleceğimizi…” (4)
Muğayyebât-ı hamse olarak bizlere bildirmemiştir.
Ölüm bize yakındır. Hem de çok yakın…
Atalarımızın dediği gibi: “belki yarın, belki de yarından da yakın” …
Dünya geçicidir. Ahiret ebedidir.
Ebedi alem, geçici aleme feda edilmemelidir. Ebedi hayat burada kazanılır. Bu dünyada iken o dünyaya hazırlıklı olmak gerek. Azrail’e gafil yakalanmamak önemlidir.
“O dem ki, perdeler kalkar, perdeler iner,
Azrail’e “hoş geldin” diyebilmektir hüner…” (N.F.K.)
Dünya hayatından ahirete götürebileceğimiz maddi bir şey yoktur.
Dünya metaı kalacaktır.
Şairin dediği gibi:
“Hesap ettim cümle dünya malını,
Neticesi bir top beze dayandı.” (Seyrani)
Bir başka şair de:
“Rahm-i maderden geldik pazara,
Bir kefen aldık döndük mezara.” (La edri)
Derken bu gerçeği ne güzel özetler.
Şairleri inleten, edipleri söyleten bu gerçeği görmemezlikten gelemeyiz.
Zira, bu dünyadaki akçeler burada geçerlidir. Ahiret akçesi daha kıymetlidir. Yine şair ne güzel söyler:
“Hasis sarraf kendine bir başka kese diktir.
Ahirette geçer akçe neyse onu biriktir.” (N.F.K.)
Dünyayı, ahireti kazanma vasıtası bilmeyenin yanlışlık yapacağı muhakkaktır.
“Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise, Rabbinin katında, sevap olarak da ümit olarak da daha hayırlıdır.” (5) hükm-ü ilahisi de bunu ifade etmektedir.
O yüzden ahiret hayatı ihmale gelmeyen bir hayattır. Ebediyete irtihal ederken şu temennilerle gidenlerin kârlı çıkılacağı bilinen bir gerçektir:
“ Biz dünyadan gider olduk,
Kalanlara selam olsun.
Hasta iken halimizi,
Soranlara selam olsun.
Selâ verile kastımıza,
Gider olduk dostumuza.
Namaz için üstümüze,
Duranlara selam olsun…” ( Yunus Emre)
Son istasyon musalla taşıdır. Oradan kalanlara selam vererek, dualarını ve hüsn-ü şahadetlerini alarak gitmeliyiz.
Ebedi âlemde kimlerle olmak istiyorsak onların amellerine göre hareket etmeliyiz.
Hz. Peygamberle olmak isteyen O’nun ahlakıyla ahlaklanır, sünnetini icra eder. Onunla cennette beraber olur.
Ebû Cehil’i, Ebû Leheb’i, Firavun’u, Nemrut’u sevenler, onlarla beraber olacakları için onlar gibi yaşarlar, onlar gibi ölürler..
Cennette Rasulüllah var. Nebiler var, salihler, abidler, zahitler, şehitler, iyi insanlar… var. Onlarla beraber olmaksa murad, iyi amellere ihtiyaç var.
Cehennem’de Ebû Cehil’ler, Fravun’lar, Nemrut’lar v.b.leri var. Onlarla olmaksa murat, onların amelleri gibi hareket etmek kişilerin kendi tercihleridir...
Biz müslümanız. Müslümanca yaşıyoruz...
Müslüman olarak can vermeye kararlı olmalıyız…
Cennette Rasul’ün yanında, Nebilerin, velilerin komşuları olmalıyız…
İyi bilmeliyiz ki Ahiret hayatında son pişmanlığın faydası olmayacaktır.
Önemli olan bu dünyada “hoş bir sada” bırakabilmektir.
22/02/2012
M. Hakkı ÖZER
Ankara Müftüsü
Kaynak:
1- Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.
2- Nisa, 4/69
3- Nur, 24/37
4- Lokman, 31/34
5- Kehf, 18/46
Bu haber 1041 kere okunmuştur.
Daha Önce Yayınlananlar
ŞÜKÜR BİLİNCİ
KUTLU DOĞUM’A DOĞRU
DOĞRULUK EKSENLİ HAYAT
PEYGAMBER AĞUŞUNA GİDEN YİĞİTLER!..
SORUMSUZ DEĞİLİZ!...
DİĞERGÂM OLABİLMEK
KUBBEDE HOŞ BİR SADA BIRAKABİLECEK MİYİZ?
TASHİH-İ HURUF KURSLARI
YA MUHAMMED (S.A.V.) DOĞ KALBİMİZE!..
KUR’AN
HER ŞEY ALLAH’I ANMAKTADIR
YENİ BİR ZAMAN DİLİMİNE MERHABA
BİR YIL DAHA GERİDE KALDI
HİCRET, ON MUHARREM VE KARDEŞLİK
TEVHİT MÜCADELESİ VE HİCRET
ŞEHİTLER YURDU VATANIMIZ
KURBANLA YAKINLAŞALIM ALLAH’A
DEPREMİN ARDINDAN
ŞEHİT KİMDİR, ŞEHİTLİK NEDİR?
MODEL İNSAN DİN GÖREVLİSİ
HACI ADAYLARINA
RAHMET ELİ OLABİLMEK
BAYRAMLARIN SOSYAL HAYATIMIZDAKİ YERİ VE ÖNEMİ
RAMAZAN ATMOSFERİ - 7
RAMAZAN ATMOSFERİ -6
RAMAZAN ATMOSFERİ - 5
RAMAZAN ATMOSFERİ - 4
FİTREMİZ SOMALİ’LERE, İFTARIMIZ SOMALİ’LERLE
RAMAZAN ATMOSFERİ - 3
RAMAZAN ATMOSFERİ -2
RAMAZAN ATMOSFERİ - 1
KOMŞUMUZ CAN DOSTUMUZ
BERAT VE BAĞIŞLANMA
YAKARIŞ
MİRAÇ VE GETİRDİKLERİ – 2
MİRAÇ VE GETİRDİKLERİ - 1
BEYİTLER
İLAHİ ÇAĞRI – 3
ÜÇ AYLAR VE REGÂİB KANDİLİ
RAHMET İKLİMİ GELİYOR
İNSANI İNSAN, HATTA SULTAN YAPAN İLİM
İLAHİ ÇAĞRI - 2
İKİ MUAZZAM VARLIK ANA- BABA
RAVZA-İ MUTAHHARA’DA
KUTLU NEBİ – KUTLU DOĞUM
MUHTEŞEM ÖRNEK, ÂLEMLERE RAHMET, HZ. MUHAMMED (SAV)
2010 KUTLU DOĞUM HAFTASI AÇIŞ KONUŞMASI
İLAHİ ÇAĞRI - 1
DİN GÖREVLİLERİNE İTHAF
BİR YILI UĞURLARKEN…
KUTSAL TOPRAKLARA KUTLU YOLCULUK
CAMİLER
CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI MÜNASEBETİYLE
KUR'AN AYI RAMAZAN'I UĞURLARKEN…….
BAYRAMLAR
KADİR GECESİ
SON İLAHİ KİTAP
ZEKÂT'IN TOPLUM HAYATIMIZDAKİ YERİ VE ÖNEMİ
İSLAM'DA NİFAK VE RİYA YOKTUR
RAMAZAN AYI ÖNEMLİ BİR FIRSATTIR
İSLAM PAYLAŞMAYI EMREDER
BİD'AT VE HURAFELERİN İSLAM'DA YERİ YOKTUR
KİBİRLENMENİN BİREYSEL VE TOPLUMSAL ZARARLARI
ANNELER GÜNÜNE
|