BİR YIL DAHA GERİDE KALDI
Bir yıl gene gelip geçiverdi. Adeta göz açıp kapayıncaya kadar bir hızla…
İnsan ömrü ne kadar da kısa…
Hangi yaşta olursak olalım geçen ömrümüzün nasıl gelip geçtiğini düşündüğümüzde sanki bir veya birkaç gün gibi bir zaman dilimi kadar geliyor insana…
Ne kadar yaşarsak yaşayalım durum değişmiyor. Çünkü zaman, fırlatılmış bir ok hızıyla akıp gidiyor. Gelecek günlerimiz de aynı hızla gelip geçiverecek. Peygamberimizin tabiriyle: “Dünyadaki ömrümüz, atlı bir yolcunun uzun bir yolda bir ağacın gölgesinde istirahat ettiği ve yoluna devam ettiğinde, ağaç altında geçirdiği zaman gibi kısadır.” (1) Dünya hayatı, ahiret hayatına oranla…
Cenabı Hak’da: “Dünya hayatını bir oyalanma ve oyuncaktan ibarettir.” (2) buyururken bu gerçek dile getirilmiş oluyor.
İnsan dünya cazibelerine o kadar kendini kaptırıyor ki, sanki ölüm yokmuş gibi davranıyor…
Varsa yoksa her şey dünya hayatından ibaret olduğunu zannedenler var. Ahiret hayatını kabul etmeyenlerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz. Hâlbuki “Dünya ahiretin tarlasıdır” (3) buyuran sevgili peygamberimiz dünya hayatının ahiret için bir imtihan yeri olduğunu vurgulamaktadır.
Şurasını iyi bilmek lazımdır ki, ahiret inancı iman esaslarındandır. İmanın olmazsa olmaz şartındandır. Zira kitabımızın birçok yerinde ahiretten bahsedilmektedir. Bu dünyadaki yaptıklarımız hiçbir zaman boşa gitmiyor. Her şey kayda alınıyor. “Oku kitabını!” (4) dendiği zaman, yaptığımız her şey amel defterinde yazılmış olarak karşımıza çıkacaktır. Nitekim: Kur’an-ı Kerim’de: “Kitap ortaya konur, suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” derler. "Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.”( 5) buyurularak her şeyin-ama küçük büyük her şeyin-yazılı olduğu amel defterimizde kayıtlı olacağı ifade edilmiştir.
O gün, yapılan günahların inkârı da mümkün olmayacaktır. Çünkü organlarımız dile gelip hakkımızda şahitlik yapacaklardır. Yasin Suresinde: “O gün biz onların ağızlarını mühürleriz. Elleri bize konuşur, ayakları da kazandıklarına şahitlik eder.” (6)
Diğer bir ayette ise: “İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri günde onlara çok büyük bir azap vardır.” (7) buyurularak bu gerçek haber verilmiyor mu? “Onlar derilerine, “Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?” derler. Derileri, “Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştı ve yine yalnızca ona döndürülüyorsunuz.” (8) bu ayette de görüldüğü gibi derilerimiz bile dile gelip yapıp-ettiklerimizin şahidi olacaklardır.
Böyle olduğuna göre, geçen dakikaların, saatlerin, günlerin, haftaların, ayların ve yılların bizi ebediyete biraz daha yaklaştırdığı, inkarı mümkün olmayan bir hakikattır.
Her gece o günün, her hafta sonunda o haftanın, her ayın başında geçen 30 günün hesabını yapmak gerek. Yaptığımız iyiliklere şükrederek, kötülüklere af dileyerek muhasebe, muhakeme yapmak ideal bir davranış olsa gerek.
Lâ yüs’el (sorumsuz ve sorgulanamaz) olmadığımıza göre bir gün her yaptığımızın hesabı mutlaka verilecektir. Dünya, bizi aldatmamalıdır. Ahireti kazanmaya vesile ittihaz edilmelidir. Dünya – ahiret dengesi iyi ayarlanmalıdır. Dünya için ahiret, ahiret için de dünya ihmal edilmemelidir. Zira Ayeti Kerime’de bile dünya ve ahiret birlikte zikredilmekte ve şöyle buyrulmaktadır: “Ey Rabbimiz bize dünyada ve ahirette iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru…” (9) Bir başka ayetle de: “…Dünyadan da nasibini unutma...” (10) buyurularak bu gerçek ifade edilmektedir.
Bu ve benzeri ilahi hükümlerden anladığımıza göre dünya ve ahiret hayatları, birbirinin mütemmimleridirler. Dünyasız ahiret, ahiretsiz dünya olmayacaktır. Ama şunu unutmamak gerekir ki; ahiret hayatı ebedidir. Dünya hayatı ise geçicidir. Önemli olan ebedi hayatın mutluluğudur. O mutluluk ise buradayken kazanılmaktadır.
Geçen günler, haftalar, aylar, yıllar dopdolu geçmeli. Mutlu geçmeli. Ama ahiret bilinci ve inancından uzak bir şekilde geçmemeli. Yaptıklarımızın, Allah’ın rızasına uygunluğu test edilmeli. Peygamberin sünnetine mutabık olup olmadığının muhakemesi yapılmalı. Rıza-i İlahiye’ye uymayanlardan vazgeçilmeli. Hem de tevbe edip, pişmanlık gözyaşlarıyla affettirilmeli. Sünnet-i Rasulüllah’a ters düşünceler terk edilmeli ve tüm amellerimizi İslam’a uygun hale getirme çabası içine girilmeli.
Yılbaşı geceleri, bizim için tam bir muhakeme ve muhasebe gecesi haline gelmeli. Tefekkür ve tezekkür ile geçmeli. Yeni bir yıla girerken geçen yılda işlediklerimiz yanlışlıklara, günahlara tevbe etmeli. Yeni yılda hayırlı işler planlanmalı. Ve adeta günahlarımızı affettirme çabasıyla geçirilmeli.
İslam’ın ruhuna uygun olmayan eğlencelerden uzak durmalı, millet ve memleketimizin hayrına planlar yapmalı, projeler üretmeli ve hayata geçirme gayreti içinde olmalı.
İyi bilmeli ki, her şey bize emanettir. Can da emanettir, ten de, mal da emanettir, mülk de. Bir gün bu emanet, sahibine teslim edilecektir. Emaneti muhafaza ederken, zararlı çıkmama gayreti bize daha faydalı olacaktır.
2011 yılını uğurlayıp 2012 yılına da merhaba derken, hayatımız ve mematımız elinde olan yüce Rabbimizin rızasına uygun amellerle, dünya ve ahiret saadetini kazanma ümidiyle yaşayalım…
Dünya-ahiret dengesini hayatımızın her safhasına taşıyalım.
Dünyanın fani, ahiretin baki olduğu inancıyla geleceğimizi taçlandırmaya çalışalım…
Bedenlerimiz sıhhatli,
Ömürlerimiz bereketli,
Hanelerimiz saadetle dolsun…
Gelecek günlerimiz, aylarımız, yıllarımız hayırlı olsun…
22/12/2011
M. Hakkı ÖZER
Ankara Müftüsü
Kaynak:
1- Tirmizi, Zühd, 44
2- Muhammed, 47/36
3- Buhâri, Zekât 47, Cum'a 28, Cihâd 37, Rikâk 7; Müslim Zekât 123
4- İsra, 17/14
5- Kehf, 18/49
6- Yasin, 36/65
7- Nur, 24/24
8- Fussilet, 41/21
9- Bakara, 2/201
10- Kasas, 28/77
Bu haber 870 kere okunmuştur.
Daha Önce Yayınlananlar
KUBBEDE HOŞ BİR SADA BIRAKABİLECEK MİYİZ?
TASHİH-İ HURUF KURSLARI
YA MUHAMMED (S.A.V.) DOĞ KALBİMİZE!..
KUR’AN
HER ŞEY ALLAH’I ANMAKTADIR
YENİ BİR ZAMAN DİLİMİNE MERHABA
BİR YIL DAHA GERİDE KALDI
HİCRET, ON MUHARREM VE KARDEŞLİK
TEVHİT MÜCADELESİ VE HİCRET
ŞEHİTLER YURDU VATANIMIZ
KURBANLA YAKINLAŞALIM ALLAH’A
DEPREMİN ARDINDAN
ŞEHİT KİMDİR, ŞEHİTLİK NEDİR?
MODEL İNSAN DİN GÖREVLİSİ
HACI ADAYLARINA
RAHMET ELİ OLABİLMEK
BAYRAMLARIN SOSYAL HAYATIMIZDAKİ YERİ VE ÖNEMİ
RAMAZAN ATMOSFERİ - 7
RAMAZAN ATMOSFERİ -6
RAMAZAN ATMOSFERİ - 5
RAMAZAN ATMOSFERİ - 4
FİTREMİZ SOMALİ’LERE, İFTARIMIZ SOMALİ’LERLE
RAMAZAN ATMOSFERİ - 3
RAMAZAN ATMOSFERİ -2
RAMAZAN ATMOSFERİ - 1
KOMŞUMUZ CAN DOSTUMUZ
BERAT VE BAĞIŞLANMA
YAKARIŞ
MİRAÇ VE GETİRDİKLERİ – 2
MİRAÇ VE GETİRDİKLERİ - 1
BEYİTLER
İLAHİ ÇAĞRI – 3
ÜÇ AYLAR VE REGÂİB KANDİLİ
RAHMET İKLİMİ GELİYOR
İNSANI İNSAN, HATTA SULTAN YAPAN İLİM
İLAHİ ÇAĞRI - 2
İKİ MUAZZAM VARLIK ANA- BABA
RAVZA-İ MUTAHHARA’DA
KUTLU NEBİ – KUTLU DOĞUM
MUHTEŞEM ÖRNEK, ÂLEMLERE RAHMET, HZ. MUHAMMED (SAV)
2010 KUTLU DOĞUM HAFTASI AÇIŞ KONUŞMASI
İLAHİ ÇAĞRI - 1
DİN GÖREVLİLERİNE İTHAF
BİR YILI UĞURLARKEN…
KUTSAL TOPRAKLARA KUTLU YOLCULUK
CAMİLER
CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI MÜNASEBETİYLE
KUR'AN AYI RAMAZAN'I UĞURLARKEN…….
BAYRAMLAR
KADİR GECESİ
SON İLAHİ KİTAP
ZEKÂT'IN TOPLUM HAYATIMIZDAKİ YERİ VE ÖNEMİ
İSLAM'DA NİFAK VE RİYA YOKTUR
RAMAZAN AYI ÖNEMLİ BİR FIRSATTIR
İSLAM PAYLAŞMAYI EMREDER
BİD'AT VE HURAFELERİN İSLAM'DA YERİ YOKTUR
KİBİRLENMENİN BİREYSEL VE TOPLUMSAL ZARARLARI
ANNELER GÜNÜNE
|