ŞEHİTLER YURDU VATANIMIZ
Vatan…
Kalbimiz sevgisiyle atan…
Toprağı altında binlerce kefensiz yatan…
Uğrunda, güneşler, hilaller batan…
Maddeyi manaya, manayı maddeye katan…
Uğrunda feda-i can edilen mübarek topraktır vatan…
Her toprak parçasına vatan denir mi? Elbette hayır!...
Vatan olması için uğrunda can verilmesi, kan dökülmesi gerekir. Anadolu toprakları vatandır. Aziz milletimizin mübarek vatanıdır. Uğrunda yüz binlerce şehit verilmiştir. Bir o kadar da gazimiz vardır.
Ecdadımız, vatan sevgisini imanın bir parçası gibi görmüş; Vatan’a hizmeti, ibadet saymıştır. İbadet aşkıyla “cepheden cepheye” ; “huduttan huduta koşmuştur.” Sonuçta kanlarıyla suladıkları bu toprakları bizlere emanet edip gitmişlerdir.
Vatan bize emanet, bayrak bize emanet, sancak bize emanet.
Ezan, Kur’an, İslâm bize emanettir.
Emanete sahip çıkmak, hakkını vermek, yavrularımıza aynen aktarmak, bize düşen ulvi bir görevdir.
Vatan, sahipleriyle, aşıklarıyla, sevenleriyle vatan olma hüviyetini muhafaza edecektir. Aksi halde vatan olmaktan çıkacak ve toprak parçası olmaktan başka bir özelliği kalmayacaktır.
Şairimizin dediği gibi:
“ Sahipsiz olan memleketin batması haktır.
Sen sahip olursan, bu vatan batmayacaktır.”
“Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!…”
Mısralarında Akif’imizin dile getirdiği gibi uğrunda yüz binlerin feda-i can ettiği ve her bir karışında şehitlerimizin kanları bulunan aziz vatanımız mübarektir. Canımız kadar kıymetlidir.
Zira:
“Enbiya yurdu bu toprak, şühedâ burcu bu yer;
Bir yıkık türbesinin üstüne Mevlâ titrer!” diyerek bu gerçeğe parmak basar şairimiz.
Çanakkale’de, Dumlupınar’da, Sakarya’da, İstiklâl Savaşı’nda kanlarını veren yüz binlerce şüheda, bu topraklar üzerinde yatmaktadır.
Mevlana’lar, Hacı Bayram-ı Veli’ler, Akşemsettin’ler, Hacı Bektaş-ı Veli’ler, Molla Gürani’ler… bu topraklar üzerinde metfundur.
Gökteki yıldızlar mesabesinde olan ashaptan bazıları da bu toprakların misafirleridir.
Mihmandar-ı Rasulüllah Ebû Eyyub el- Ensari ( Eyup Sultan Hazretleri) bu toprakları şereflendirmektedir.
Şehidiyle, gazisiyle, velisiyle, bu milletin kıymetli evlatları, birçok mana erleri, bu topraklarda yaşamış ve yaşamaktadır.
Kâbe’nin şubeleri olan, Selimiye’ler, Süleymaniye’ler, Sultan Ahmet’ler, Yeni Cami’ler… bu toprakların tapuları mesabesindedir.
Hz. Peygamberin övdüğü şehir (İstanbul), bu vatanın bir parçasıdır.
Ne mutlu bizlere ki böyle bir vatanda, yerin altındakilerle birlikte yaşıyoruz. Yahya Kemal’in dediği gibi “Biz yerin altındakilerle beraber yaşarız.”
Bin yılı aşkın bir zamandır etnik fark gözetilmeden doğulusuyla - batılısıyla, kuzeylisiyle- güneylisiyle birlikte yaşadığımız bu vatan topraklarında, birlik ve beraberlik içinde yaşamaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır. Sen – ben kavgaları, etnik kökenden kaynaklanan ihtilaflar kimseye fayda vermemiştir, vermeyecektir de…
“Sen-ben desin efrad, aradan vahdeti kaldır
Milletler için kıyamet işte o zamandır.” diyen şair ne güzel söylemiştir.
Milletleri ayakta tutan unsur, vatan sevgisiyle yoğrulmuş duygular ve bu duygular etrafında pekişen birlik ve beraberlik hisleridir.
Tefrikanın hem dinimizin yasakladığı, hem de milletleri yok eden en büyük felaket olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.
“Tefrika girmeden bir millete düşman giremez
Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez” mısraları ne kadar anlamlıdır.
Bu vatan topraklarının bin yılı aşkın bir zamandan bu güne bu millete vatan olmasında, bu birlik ruhunun elbette büyük etkisi vardır.
Vatanın kıymetini, vatan nimetinden mahrum olanlara sormak lazımdır.
Nimet içinde olan, nimetin kıymetini bilemez. Ne zaman elden giderse, işte o zaman bunun kıymeti anlaşılır. Ama fırsat elden gitmiş olacaktır. Keşkelerin faydası olmayacaktır.
“Ol mahiler ki derya içredir, deryayı bilmezler.” diyen şair bu gerçeğe dikkat çekmektedir.
“Vatan sevgisi imandandır.” vecizesinde yerini bulduğu gibi, vatanı imanlı gönüller sever. Vatana, inananlar hizmet eder.
“Bu vatan, toprağın kara bağrında
Sıra dağlar gibi duranlarındır;
Bir tarih boyunca, onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir...” diyen şairin duygularına katılmamak mümkün değildir.
Uğrunda yüz binlerce şehit verdiğimiz, hala da vermekte olduğumuz cennet vatanımız!...
Canımız sana fedâ olsun!
Akıttığımız kanlar cehenneme siper olsun!...
Uğrunda kaybettiğimiz şühedanın ruhları şad olsun…
Gazilerimizin ömürleri bereketlerle dolsun…
Şehitler yatağı, gaziler otağı “vatan sağ olsun!” ...
17/11/2011
M. Hakkı ÖZER
Ankara Müftüsü
Bu haber 800 kere okunmuştur.
Daha Önce Yayınlananlar
KUBBEDE HOŞ BİR SADA BIRAKABİLECEK MİYİZ?
TASHİH-İ HURUF KURSLARI
YA MUHAMMED (S.A.V.) DOĞ KALBİMİZE!..
KUR’AN
HER ŞEY ALLAH’I ANMAKTADIR
YENİ BİR ZAMAN DİLİMİNE MERHABA
BİR YIL DAHA GERİDE KALDI
HİCRET, ON MUHARREM VE KARDEŞLİK
TEVHİT MÜCADELESİ VE HİCRET
ŞEHİTLER YURDU VATANIMIZ
KURBANLA YAKINLAŞALIM ALLAH’A
DEPREMİN ARDINDAN
ŞEHİT KİMDİR, ŞEHİTLİK NEDİR?
MODEL İNSAN DİN GÖREVLİSİ
HACI ADAYLARINA
RAHMET ELİ OLABİLMEK
BAYRAMLARIN SOSYAL HAYATIMIZDAKİ YERİ VE ÖNEMİ
RAMAZAN ATMOSFERİ - 7
RAMAZAN ATMOSFERİ -6
RAMAZAN ATMOSFERİ - 5
RAMAZAN ATMOSFERİ - 4
FİTREMİZ SOMALİ’LERE, İFTARIMIZ SOMALİ’LERLE
RAMAZAN ATMOSFERİ - 3
RAMAZAN ATMOSFERİ -2
RAMAZAN ATMOSFERİ - 1
KOMŞUMUZ CAN DOSTUMUZ
BERAT VE BAĞIŞLANMA
YAKARIŞ
MİRAÇ VE GETİRDİKLERİ – 2
MİRAÇ VE GETİRDİKLERİ - 1
BEYİTLER
İLAHİ ÇAĞRI – 3
ÜÇ AYLAR VE REGÂİB KANDİLİ
RAHMET İKLİMİ GELİYOR
İNSANI İNSAN, HATTA SULTAN YAPAN İLİM
İLAHİ ÇAĞRI - 2
İKİ MUAZZAM VARLIK ANA- BABA
RAVZA-İ MUTAHHARA’DA
KUTLU NEBİ – KUTLU DOĞUM
MUHTEŞEM ÖRNEK, ÂLEMLERE RAHMET, HZ. MUHAMMED (SAV)
2010 KUTLU DOĞUM HAFTASI AÇIŞ KONUŞMASI
İLAHİ ÇAĞRI - 1
DİN GÖREVLİLERİNE İTHAF
BİR YILI UĞURLARKEN…
KUTSAL TOPRAKLARA KUTLU YOLCULUK
CAMİLER
CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI MÜNASEBETİYLE
KUR'AN AYI RAMAZAN'I UĞURLARKEN…….
BAYRAMLAR
KADİR GECESİ
SON İLAHİ KİTAP
ZEKÂT'IN TOPLUM HAYATIMIZDAKİ YERİ VE ÖNEMİ
İSLAM'DA NİFAK VE RİYA YOKTUR
RAMAZAN AYI ÖNEMLİ BİR FIRSATTIR
İSLAM PAYLAŞMAYI EMREDER
BİD'AT VE HURAFELERİN İSLAM'DA YERİ YOKTUR
KİBİRLENMENİN BİREYSEL VE TOPLUMSAL ZARARLARI
ANNELER GÜNÜNE
|