FİTREMİZ SOMALİ’LERE, İFTARIMIZ SOMALİ’LERLE
“Allah kimseyi açlıkla, kıtlıkla, yoklukla imtihan etmesin!...” diye dua ederdi üstadlarımız, büyüklerimiz…
Meğer ki ne kadar da haklılarmış…
Açın halinden tok anlamazmış…
“Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkid ne bilir?
Mübtelây-ı gama sor, kim geceler kaç saat..?” diyen şair ne güzel söylemiş…
Varlık içinde yüzenler darlıkta olanların, rahat ve huzur içinde olanlar sıkıntıda bulunanların…
İmkânları sınırsız olanlar, kıt kanaat geçinenlerin…
Sağlıklı ve sıhhatli olanlar, hastalananların…
Herhangi bir dert ve ızdırabı olmayanlar sıkıntıda olanların sıkıntılarını anlamaları imkânsızdır…
Zira: “tatmayan bilmez” sözü ne kadar da yerinde söylenmiş bir sözdür.
Hoca Nasreddin’in “damdan düşen gelsin yanıma” esprisinde de bu mana yatmaktadır.
Ramazan ayında bu gerçek bir nebze de olsa fark ediliyor. Ama tam değil…
Oruç, açların, yoksulların, kimsesizlerin dertlerine bizi âgâh ediyor ama kısmen…
Hakiki mümin, her an Ramazan ayındaki duyarlılığını devam ettirebilmeli, yoksullarla hem- dem olabilmeli, hodgamlıktan (bencillikten) sıyrılıp, diğergamlık(paylaşmak) ta bulunabilmelidir…
Ne yazık ki; insanlık, hatta Müslümanlar bir takım güzellikleri, bazı özellikleri kaybetmeye yüz tutmuş durumdadır…
“ Komşusu açken tok sabahlayan bizden değildir.” (1)buyuran sevgili Peygamberin bu prensibine uyanların sayısı acaba ne kadardır?...
“Müminlerin dertleriyle dertlenmeyen bizden değildir.” (2) diyen Rasuller Sultanının bu prensibiyle amel eden kaç Müslüman vardır acaba?…
“Birbirimizin derdi hepimizin…” prensibine acaba uyanlarımızın oranı nedir?....
Bütün bu soruların cevaplarına baktığımızda gerçekten iç açıcı bir cevap bulamadığımız için müteessir olmamak elde değil….
Bugün Afrika’da büyük bir açlık ve kuraklık yaşanıyor. Özellikle nüfusunun hemen hemen hepsi Müslüman olan Somali’de. Çocuklar açlıktan kaburgaları sayılacak hale gelmiş…
Açlıktan ölen yavruların sayıları bir hayli kabarık…. Kampa yetiştirilmek üzere yolda iki çocuğunu açlıktan kaybeden annenin dramı yürekleri yakıyor…
“Aç mezarı yok” derlerdi büyüklerimiz. Demek ki onların zamanında açlıktan ölünmezmiş….
İmkan sahipleri, imkansızlık içinde olanları görüp gözetiyorlarmış…
Ve açlıktan ölende olmazmış…
Ama şimdi…
Dünyanın gözü önünde ölen yavrular…
Susuz kalan insanlar…
Fakr-ü zarüret içinde inim inim inleyen pir-i faniler, Afrika’da yaşıyorlar…
Daha doğrusu yaşam mücadelesi veriyorlar…
Bunlar dünyanın gözü önünde oluyor…
Çocuklar dünyanın gözü önünde ölüyor…
İnsan olarak, hele hele Müslüman olarak buna seyirci kalmak mümkün değildir…
Zaman Afrika’ya, Somali’ye ve benzeri ülkelere yardım elini uzatma zamanıdır…
Gün, fitrelerimizle ve bir iftar ile de olsa, Somali’ye yardımcı olma günüdür…
Ramazan özellikle, hayırhahlık duygularıyla dopdolu bir ay, buna çok müsait bir aydır…
Aziz milletimizin şanlı tarihine baktığımız zaman bu gibi durumlara hiçbir zaman seyirci kalmadığımızı görürüz…
Yakın tarihte Pakistan’a yapılan yardım, gözlerimizi yaşartacak seviyede olmuştur…
Çünkü bu millet “neme lazım, bana ne?” felsefesini hiçbir zaman benimsememiştir…
“Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim.
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!”
diyen Koca Akif’in dile getirdiği bu ruh hali, aziz milletimizin hayırhahlık duygularının dile geliş halidir…
Bu hasletlerini hiçbir zaman kaybetmeyen ve İslam’ın bayraktarlığına soyunmuş ve bunu da yüzyıllar boyu başarmış olan milletimizin Diyanet İşleri Başkanlığımızın başlattığı kampanyaya ilgisi büyük olmuştur ve olmaktadır. Ankara’mız başkenttir. Başkente yakışan, cömertlikte bu kampanyayı en güzel şekilde desteklemektir.
Bir verenin maddi manevi en az on katıyla karşılık göreceği bizzat Allah tarafından ifade edilmiştir…
Şöyle ki; “ Kim bir iyilik yaparsa onun için on kat ecir vardır.”( 3)
Öyleyse…
Maddi – manevi verilen destek onların yüzlerini güldürecek, karınlarını doyuracak, hayata yeniden dönmelerini sağlayacaktır. Ağlayan bebekler, inleyen hastalar, sızlanan ihtiyarlar, karamsarlıkla hayata küsmüş gençler mutluluğa erecektir...
Bu davranıştan Allah da, Peygamber de razı olacaktır…
Bu nedenle diyoruz ki:
Afrika’ya yardımcı olmak, fitrelerimizi “SMS” ile göndermek, Somali’ye el uzatmak Allah’ın rahmet deryalarını coşturacaktır.
Bu gün onların yaşadığını, yarın bizim veya bir başka ülkenin yaşamayacağının bir garantisi olabilir mi?
Allah tüm ülkemizi, İslam ülkelerini ve tüm insanlığı açlıkla, kıtlıkla, yoklukla imtihan etmesin…
Amin…
09.08.2011
M.Hakkı ÖZER
Ankara Müftüsü
Kaynak:
1- Hakim, Müstedrek, II, 12,
2- Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Birr, 66
3- En’am Suresi 6/160
Bu haber 994 kere okunmuştur.
Daha Önce Yayınlananlar
KUBBEDE HOŞ BİR SADA BIRAKABİLECEK MİYİZ?
TASHİH-İ HURUF KURSLARI
YA MUHAMMED (S.A.V.) DOĞ KALBİMİZE!..
KUR’AN
HER ŞEY ALLAH’I ANMAKTADIR
YENİ BİR ZAMAN DİLİMİNE MERHABA
BİR YIL DAHA GERİDE KALDI
HİCRET, ON MUHARREM VE KARDEŞLİK
TEVHİT MÜCADELESİ VE HİCRET
ŞEHİTLER YURDU VATANIMIZ
KURBANLA YAKINLAŞALIM ALLAH’A
DEPREMİN ARDINDAN
ŞEHİT KİMDİR, ŞEHİTLİK NEDİR?
MODEL İNSAN DİN GÖREVLİSİ
HACI ADAYLARINA
RAHMET ELİ OLABİLMEK
BAYRAMLARIN SOSYAL HAYATIMIZDAKİ YERİ VE ÖNEMİ
RAMAZAN ATMOSFERİ - 7
RAMAZAN ATMOSFERİ -6
RAMAZAN ATMOSFERİ - 5
RAMAZAN ATMOSFERİ - 4
FİTREMİZ SOMALİ’LERE, İFTARIMIZ SOMALİ’LERLE
RAMAZAN ATMOSFERİ - 3
RAMAZAN ATMOSFERİ -2
RAMAZAN ATMOSFERİ - 1
KOMŞUMUZ CAN DOSTUMUZ
BERAT VE BAĞIŞLANMA
YAKARIŞ
MİRAÇ VE GETİRDİKLERİ – 2
MİRAÇ VE GETİRDİKLERİ - 1
BEYİTLER
İLAHİ ÇAĞRI – 3
ÜÇ AYLAR VE REGÂİB KANDİLİ
RAHMET İKLİMİ GELİYOR
İNSANI İNSAN, HATTA SULTAN YAPAN İLİM
İLAHİ ÇAĞRI - 2
İKİ MUAZZAM VARLIK ANA- BABA
RAVZA-İ MUTAHHARA’DA
KUTLU NEBİ – KUTLU DOĞUM
MUHTEŞEM ÖRNEK, ÂLEMLERE RAHMET, HZ. MUHAMMED (SAV)
2010 KUTLU DOĞUM HAFTASI AÇIŞ KONUŞMASI
İLAHİ ÇAĞRI - 1
DİN GÖREVLİLERİNE İTHAF
BİR YILI UĞURLARKEN…
KUTSAL TOPRAKLARA KUTLU YOLCULUK
CAMİLER
CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI MÜNASEBETİYLE
KUR'AN AYI RAMAZAN'I UĞURLARKEN…….
BAYRAMLAR
KADİR GECESİ
SON İLAHİ KİTAP
ZEKÂT'IN TOPLUM HAYATIMIZDAKİ YERİ VE ÖNEMİ
İSLAM'DA NİFAK VE RİYA YOKTUR
RAMAZAN AYI ÖNEMLİ BİR FIRSATTIR
İSLAM PAYLAŞMAYI EMREDER
BİD'AT VE HURAFELERİN İSLAM'DA YERİ YOKTUR
KİBİRLENMENİN BİREYSEL VE TOPLUMSAL ZARARLARI
ANNELER GÜNÜNE
|